Beni unutma ve hatırla
Dünya Trafik Mağdurları Anma Günü’nde....
“Trafik Kazalarında Ölen ve Yaralanan Milyonlarca İnsanı” anıyoruz
Trafik kazalarında ölen veya yaralanan milyonlarca mağdur, 19 kasım pazar günü “Dünya Trafik Mağdurları Anma Günü’nde anılacak.
1993 yılında Fevr (European Federation of Road Traffic Victims/Avrupa Trafik Kazaları Mağdurları Federasyonu) tarafından İngiltere’de başlatılan ve her yıl kasım ayının üçüncü pazar günü olarak belirlenen “Dünya Trafik Mağdurlarını Anma Günü”, 2005 yılından bu yana, uluslararası bir gün olarak gündemde tutuluyor.
Kazalar ve kayıplar dünyanın her yerinde oluyor. İnsan yaşamı, engelli bir koşu gibi. Bu koşu içerisinde önümüze birçok engel çıkıyor. Trafik kazaları ise, bu engellerin en büyüğü. Sorumsuzluk, dikkatsizlik ve duyarsızlık sonucu oluşan kazalar, bazen yok ediyor, bazen de kişileri engelli bırakıyor. Ülkemizdeki trafik kazalarının bilançosu adeta bir savaş sonucu gibi! 2006 yılının ilk dokuz ayında 478.161 kazada, 2.565 kişi hayatını kaybetti, 100.979 kişi yaralandı ve tahmin edilen maddi hasar da 548.359.713 YTL civarında.
Özellikle 45 yaş altı ölümlerin birinci nedeni trafik kazaları. Bu kazalar ülkemizde ve dünyada her gün, birçok ailenin hayatını karartmaya devam ediyor. Kaza nedeni ile yaşanan acı kayıplar, yaralanmalar ve sakat kalmalar, mağdurların ve mağdur yakınlarının yaşam kalitesini düşürüyor. Kaza sonrası, özellikle yargı safhasında verilen/alınan cezaların yetersizliği, mağdurların acıları ve kayıplarının yanında haklı olduklarını ispatlama/kanıtlama çabaları, adalet ve sigorta kurumları ile yaşanan iletişimsizlik, ortaya çıkan sorunların çözümsüz kalmasına neden oluyor.
Biz de bu mağdurlardan biriyiz. Ve ne yazık ki, ne ilk, ne de sonuncu olmayacağız.
DİLEĞİMİZ, Lütfen her yıl, Kasımın üçüncü pazarı, trafik terörüne kurban gidenleri, siz de hiç olmazsa bir gün için hatırlayın ve bu terörün durması için desteğinizi esirgemeyin! Ulusça çok değerli insanlarımızı kaybetmeye devam ediyoruz. Cezalar caydırıcı olmalı, herkes kurallara uymalı, uymayanları uyarmalı ve sadece kendimizi değil, karşımızdakini ve yanımızdakini de düşünerek kayıpları azaltmalıyız.
“İnsanların gözlerinin ve tenlerinin renkleri farklı farklı bile olsa, gözyaşlarının rengi aynıdır” Üstün Dökmen.

Basın Bülteni 16 Kasım 2008-İstanbul
Yollardaki terör hergün can almaya devam ediyor.
Sadece 9 günlük bayram tatilinde meydana gelen kazalardaki bilanço 147 kayıp, 673 yaralı…
Trafik Mağdurları her yıl kasım ayının 3. pazarı (16 Kasım 2008) anılıyor. Dünya genelindeki trafik kazalarında her gün 1.3 milyonun üzerinde insan ölmekte ve bu rakamın kat be kat üzerinde yaralanmalı kazalar meydana gelmektedir. Yaralanmalı kazaların büyük bir bölümü de kalıcı sakatlıklara neden olmaktadır. Ölen her insanın yanında en az bir kişi de hayat boyu sürecek kalıcı sakatlıklarla baş başa kalmaktadır.Her gün yollarda hayatını kaybedenlerin sayısı, 11 Eylül Amerika saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısına denk hale gelmiştir.
Ateş düştüğü yeri yakıyor amam trafik kazalarının yol açtığı yangın çok daha fazlasını içeriyor. Ailelerin kaza sonrası yaşadıkları şok durum, kayıplar ve yaralanmalar sonucu oluşan travma, yaşanan adaletsiz uygulamalar nedeni ile zaman içinde iyiye gideceğine, maddi ve manevi daha da kötüye gidiyor. Ülkemizde trafik kazası sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı resmi olmayan rakamlara göre yıllık 8.000-10.000 kişi arasında. Resmi rakamlara göre ise, 2007 yılı içinde toplam 749.456 kaza olmuş, 3.459 kişi hayatını kaybetmiş, 149.140 kişi ise yaralanmış. 9 günlük şeker bayramında (2008) ortaya çıkan bilanço 147 kayıp, 673 yaralı… Bu rakam bile olayın ne kadar büyük boyutta olduğunu gösteriyor. Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu FEVR tarafından yapılan araştırma sonucu mağdur ve mağdur yakınlarının 1/3’ünün, ilk 3 yıl içinde intehar ettiğini ve %62 oranında mağdur ve yakının depresyonda olduğunu gösteriyor. Biz de bu mağdurlardan biriyiz . Ve ne yazık ki ne ilk, ne de sonuncu olacağız…
Sizden Dileğimiz,“Lütfen her yıl kasım ayının 3. pazarı, trafik terörüne kurban gidenleri siz de hiç olmazsa bir gün için hatırlayın ve bu terörün durması için desteğinizi esirgemeyin! Ulusca çok değerli insanlarımızı kaybetmeye devam ediyoruz. Cezalar caydırıcı olmalı, herkes kurallara uymalı, uymayanları uyarmalı ve sadece kendimizi değil, etrafımızdakileri de düşünerek kayıpları azaltmalıyız.”
Her yıl Kasım ayının 3. pazarı Trafik Mağdurlarını Anma Günü. Anma Günü , 1993 yılından itibaren Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu FEVR tarafından düzenlenmeye başlandı. 26 Ekim 2005 tarihinden itibaren Dünya Sağlık Örgütünün desteği ile BM tarafından Trafik Mağdurlarını Anma Gününü tanındı ve dünya genelinde katılım sağlandı. Türkiye’de 2007 yılından itibaren Trafik Mağdurlarını Anma Günü resmi olarak tanındı.
“Bir ülkenin trafik kazları ve yarlanmalarına gösterdiği önem yol güvenliğine verdiği önemi de gösterir.”
İki ilimizin, Tunceli ve Bayburt’un toplam nüfusundan fazla insanımızı trafik kazalarında kaybettiğimizi biliyor musunuz?

18 Kasım 2007, Dünya Trafik Mağdurları Anma Günü’nde....
“Trafik Kazalarında Ölen ve Yaralanan Milyonlarca İnsanı” anıyoruz
Adeta teröre dönüşen trafik kazalarında, son 26 yılda, ülkemizdeki iki ilin, Tunceli ve Bayburt’un toplam nüfusundan fazla insanımızı kaybettik. 1980-2006 yılları arasında 200 binden fazla insanımız yaşamını yitirdi. Onbinlerce ailenin hayatına ateş düştü. Kural ihlali yapan 10 milyondan fazla ehliyetli sürücü ise hayatınızı her an kâbusa dönüştürebilir.
Şişli Belediyesi, Trafik Kazalarını Önleme Derneği ve Suat Ayöz Trafik Mağdurları Derneği, trafik kazalarında ölen veya yaralanan milyonlarca mağdur için 1993 yılından bu yana bütün dünyada kabul edilen 19 Kasım 2007 “Dünya Trafik Mağdurları Anma Günü’nde çarpıcı rakamlarla ülkemizdeki trafik kazalarının korkunç boyutlarını ortaya koyuyor.
Dünya Trafik Mağdurları Anma Günü sayesinde trafik kazalarının neden ve sonuçlarına dikkat çekmek için yapılan açıklamalara göre, ülkemizdeki trafik kazalarının ortaya çıkardığı tablo adeta savaş sonucu gibi! Türkiye’de ehliyetli sürücü sayısı yaklaşık 20 milyon. Bunların en az yarısı kural ihlali yapıyor. Başka deyişle 10 milyon potansiyel intihar komandosu... 1980 ile 2006 arasındaki 26 yıl içinde resmi rakamlara göre 137 binin üstünde insan trafik kazalarında öldü. Bu rakamlar sadece kaza yerinde ölenleri kapsıyor; hastane yolunda, hastanede ve daha sonra ölenleri, kaydedilemeyenleri kapsamıyor. Gerçek rakam 200 binin çok üstünde. Bu aktardığımız sayılar birer rakam değil sadece, anımsatıyoruz: Hepsi birer insan.
Geçen her 3 dakikada bir çocuk ölüyor
Her 3 dakikada bir çocuk trafik kazası yüzünden hayatını kaybediyor. Özellikle 45 yaş altı ölümlerin birinci nedeni trafik kazaları.Bu kazalar ülkemizde ve dünyada her gün, birçok ailenin hayatını karartmaya devam ediyor. Kaza nedeni ile yaşanan acı kayıplar, yaralanmalar ve sakat kalmalar, mağdurların ve mağdur yakınlarının yaşam kalitesini düşürüyor. Kaza sonrası, özellikle yargı safhasında verilen/alınan cezaların yetersizliği, mağdurların acıları ve kayıplarının yanında haklı olduklarını ispatlama/kanıtlama çabaları, adalet ve sigorta kurumları ile yaşanan iletişimsizlik, ortaya çıkan sorunların çözümsüz kalmasına neden oluyor. Biz de bu mağdurlardan biriyiz. Ve ne yazık ki ne ilk, ne de sonuncu olacağız.
DİLEĞİMİZ,Lütfen her yıl, Kasımın üçüncü pazarı, trafik terörüne kurban gidenleri, siz de hiç olmazsa bir gün için hatırlayın ve bu terörün durması için desteğinizi esirgemeyin! Ulusça çok değerli insanlarımızı kaybetmeye devam ediyoruz. Cezalar caydırıcı olmalı, herkes kurallara uymalı, uymayanları uyarmalı ve sadece kendimizi değil, karşımızdakini ve yanımızdakini de düşünerek kayıpları azaltmalıyız. "Basın Açıklaması,18 Kasım 2007 Pazar günü saat 13.30 Şişli Meydanında sembolik bir etkinlik ile gerçekleştirilmiştir."

15 Kasım 2009 - İstanbul
Dünya çapında bir anmadan, dünya çapında bir eyleme “Beni Unutma!”
Her yıl Kasım ayının 3. pazarı Trafik Mağdurlarını Anma Günü. Bu gün burada yollarda kaybettiğimiz çok kıymetli Çocuklarımızı, Annelerimizi, Babalarımızı, Kardeşlerimizi, Eşlerimizi, Arkadaşlarımızı sevgi ve saygı ile anmak için toplandık.
Her gün gazetelerde okuduğumuz ve televizyon haberlerinde izlediğimiz trafik kazası haberlerine toplum olarak ne kadar alışkınız değil mi? ” Yazık olmuş, çok da gençmiş, vah vah vah… Kader ne diyelim?” diyoruz, hep birlikte. Ama trafik kazaları bir kader değil. Bir anlık dikkatsizlik, sorumsuzluk ve saygısızlık sonucu oluşan ama telafisi hiçbir zaman mümkün olmayan bir olaydır. Kazalarda zarar araç gören araçların yedek parçası var ama ya insanların?
Her yıl yollarda çok büyük değerlerimizi yitiriyoruz yada sakat kalmalarını seyrediyoruz. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre 2008 yılında 929.304 kaza olmuş, 4.228 kişi yollarda hayatını kaybetmiş, 183.841 kişi de yaralanmış. Ama bu rakam sadece kaza anında hayatını kaybedenleri kapsıyor, hastane ve sonrasını da düşünürsek bu rakam çok daha fazla. Uzmanların görüşü her yıl 8.000-10.000 kişi .yollarda hayatını kaybediyor. Dünya genelinde ise 1.2 milyon kişi hayatını kaybediyor. 45 yaş altı ölümlerin birinci nedeni trafik kazaları.
Kaza sonrası yaşanan sorunlar, uzun ve yıllar süren yargı süreci, sonunda verilen cezaların caydırıcı olmaması yaşanılan kayıpların daha da çözümsüz olmasına neden oluyor. Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre (Trafik Kazalarını Önleme Derneği) her 17 aileden biri trafik mağduru. Kurallara uymuyoruz, en basit önlem olan emniyet kemeri, hız ve alkol kullanımına dikkat etmiyoruz. Direksiyon başına geçince bir canavara dönüşüyoruz. Çarpıp kaçıyoruz, arkamıza bile bakmadan…
Bu da bir terör, TRAFİK TERÖRÜ. Hem de tüm dünyada var olan bir terör. Bizim ülkemiz ise ne yazık ki bu terörde en ön sıralarda yer alıyor. Mayıs 2009 da Brüksel de WHO tarafından gerçekleştirilen toplantıda çıkan sonuç bildirgesine göre 17-20 Kasım 2009 tarihleri arasında Moskova’da gerçekleştirilecek zirvede “ Dünya çapında bir anmadan, dünya çapında bir eyleme” geçilecek ve global çerçevede 10 yıllık plan hazırlanarak yol kayıplarının önüne geçilecek. Kanser için her gün yeni ilaçlar ve tedavi yöntemleri bulunuyor, insan sağlığını tehdit eden her virüs için yeni aşılar ve tedaviler geliştiriliyor ama yılda 1.2 milyon kayıp için yani yollarda hayatını kaybedenler için hiçbir önlem ALINMIYOR.
Ve biz diyoruz ki,
1.Trafik Kazaları ve yaralanmaları bir ülkenin yol güvenliğini belirler.
2.Yollar kamu malıdır ve insanlar arasında bir iletişim ağı oluşturur.
3.Güvenli yollar ve sürdürülebilir hareketlilik için Karayolu ağı dikkate alınarak, kamusal alanlarda korunmasız yayaların gereksinimleri göz önüne alınmalıdır. Araçlar için hazırlanmış olan karayolu haklarının araçlardan, yayalara verilmesi gerekir.
4.Yol kayıpları, yaralanmalar ve güvenli ulaşım bir insan hakları konusudur. Ve İnsan hakları ihlali olarak ele alınmalıdır.
5.En önemlisi de cezalar caydırıcı olmalıdır. Mevcut yasada değişiklikler yapılmalı ve ödül şeklinde cezalar uygulanmamalıdır.
Verilen cezalar mağdurların mağduriyeti daha da fazla artırmakta, trafik kazası davalarında kapsamlı soruşturmalar yapılmamakta ve bu da güvenilir adaleti engellemektedir. Bunun için de etkin ve caydırıcı bir trafik yasamızın olması gerekmektedir.
6.Mağdurlara uluslar arası standartların sağlanması, rehabilitasyon, yargı ve sigorta konularında gerekli desteğin Devlet tarafından verilmesi gerekmektedir.
Trafik Mağdurlarını Anma Günü , 1993 yılından itibaren Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu FEVR tarafından her yıl Kasım ayının 3. pazarı düzenlenmeye başlandı. 26 Ekim 2005 tarihinden itibaren Dünya Sağlık Örgütünün desteği ile BM tarafından küresel bazda Trafik Mağdurlarını Anma Gününü tanındı ve dünya genelinde katılım sağlandı. Türkiye’de 2007 yılından itibaren Trafik Mağdurlarını Anma Günü resmi olarak tanındı.

21 Kasım 2010 İstanbul
Direksiyon başına oturduğunuz zaman UNUTMAYIN ve HATIRLAYIN!
Trafik Kazalarında Ölen ve Yaralanan Milyonlarca İnsanı Anıyoruz…
21 Kasım 2010 Trafik Mağdurlarını Anma Günü
Her yıl Kasım ayının 3. pazarı Trafik Mağdurlarını Anma Günü. Anma Günü , 1993 yılından itibaren Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu FEVR tarafından düzenlenmeye başlandı. 26 Ekim 2005 tarihinden itibaren Dünya Sağlık Örgütünün desteği ile BM tarafından Trafik Mağdurlarını Anma Gününü tanındı ve dünya genelinde katılım sağlandı. Türkiye’de 2007 yılından itibaren Trafik Mağdurlarını Anma Günü resmi olarak tanındı. Ama kaza ve kayıp sayılarında bir değişiklik olmadı.
Hepinizin tanıdığı veya akrabası bir Trafik Mağduru vardır. Kaza geçirmiş, kaza sonucu hayatını kaybetmiş ya da sakat kalmış en az bir kişi yakınınızdadır. Gazetelerde ve televizyonlarda alışık olduğumuz haberlerdendir Trafik Kazaları. Kader işte, yazık, çok da gençmiş denilen 3. sayfa haberleridir. Oysa hiçbir araç içinde kullanıcı yokken kaza yapmaz. Aslında kaza denmemesi gerekiyor. Kaza kelimesi ile baştan affetmeyi öngörüyoruz. Oysa ki, bir anlık dikkatsizlik, sorumsuzluk ve saygısızlık sonucu oluşan ama telafisi hiçbir zaman mümkün olmayan bir olaydır Trafik Çarpışmaları. Günde minimum 25 kişi hayatını yollarda kaybediyor, 500 kişi de yaralanıyor ve en az 25 kişi de kalıcı sakatlıklarla hayatına devam etmeye başlıyor. Dünya Sağlık Örgütünün rakamlarına göre 2020 yılında trafik kazaları dünya genelinde %67 artacak ve Dünya genelinde ölüm nedenleri içinde 2007 yılında 9. sırada olan Trafik Kazaları, 2030 yılında 5. sıraya yükselecek. Bu da bir terör, Trafik Terörü…
Her yıl yollarda çok büyük değerlerimizi yitiriyoruz, yaralanmalarını ve sakat kalmalarını izliyoruz. Uzmanların görüşü, ülkemizde her yıl 8.000-10.000 kişi .yollarda hayatını kaybediyor. Dünya genelinde ise 1.3 milyon kişi hayatını kaybediyor. 45 yaş altı ölümlerin birinci nedeni trafik kazaları. Çarpışma sonrası yaşanan sorunlar, uzun ve yıllar süren, maddi olarak yıpratıcı yargı süreci, sonunda verilen cezaların caydırıcı olmaması yaşanılan kayıpların daha da çözümsüz olmasına neden oluyor.
Yıllar 2007 2008 2009
Kaza Sayısı 825.561.- 950.120.- 1.034.435.-
Kayıp Sayısı 5.007.- 4.236.- 4.300.-
Yaralı Sayısı 189.057.- 184.468.- 200.405.-
Bu rakamlar Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Daire Başkanlığının Sitesinde yer alan resmi rakamlardır. Fakat bu rakam sadece olay yeri kayıplarını kapsar, hastanede yada takip eden yakın zamanda kazaya bağlı kayıpları kapsamamaktadır. Uzmanlar, gerçek rakamların, resmi rakamların 3 katı yani 12.000 civarında olduğunu söylemektedir.
Kurallara uymuyoruz, en basit önlem olan emniyet kemeri, hız ve alkol kullanımına bile dikkat etmiyoruz. Direksiyon başına geçince bir canavara dönüşüyoruz. Sadece kendimizi düşünüyor ve ”bana bir şey olmaz” felsefesi ile yaşıyoruz. Çarpıp kaçıyoruz, arkamıza bile bakmıyoruz. Ama “çarpıp kaçmak bir kaza değil, bilinçli olarak bir insanın yaşam hakkına kast etmektir.”
TRAFİK TERÖRÜ. Tüm dünyada var olan bir terör. Bizim ülkemiz ise, ne yazık ki bu terörde en ön sıralarda yer alıyor. Bizler yine bir Anma Gününde, bu soruna dikkat çekmeye çalışıyoruz. Ama bu terör sadece bir gün ve birkaç kişinin dikkat çekmesi ile düzelecek bir sorun değil. Bu da aynı ülkenin terör, işsizlik, açılım gibi çok önemli bir sorunu. Kanser için her gün yeni ilaçlar ve tedavi yöntemleri bulunuyor, insan sağlığını tehdit eden her virüs için yeni aşılar ve tedaviler geliştiriliyor, sigara için “dumansız hava sahaları” kuruluyor ama yılda 1.3 milyon kayıp (10.000 kayıp da sadece Türkiye) için yani yollarda hayatını kaybedenler için hiçbir önlem ALINMIYOR.
Tüm karar vericileri TRAFİK TERÖRÜNE karşı birlik olmaya çağırıyoruz. Ve diyoruz ki,
1. Trafik Kazaları ve yaralanmaları bir ülkenin yol güvenliğini belirler.
Güvenli yollar istiyoruz.
2. Yollar kamu malıdır ve insanlar arasında bir iletişim ağı oluşturur. Güvenli yollar ve sürdürülebilir hareketlilik için Karayolu ağı dikkate alınarak, kamusal alanlarda korunmasız yayaların gereksinimleri göz önüne alınmalıdır. Araçlar için hazırlanmış olan karayolu haklarının araçlardan, yayalara verilmesi gerekir.
Araçlara tanınan ayrıcalığın Yayalara tanınmasını istiyoruz.
3. Yol kayıpları, yaralanmalar ve güvenli ulaşım, bir insan hakları konusudur. Ve İnsan hakları ihlali olarak ele alınmalıdır.
Bir insan olarak hakkımızı arıyoruz ve yollarda ölmek yada yaralanmak istemiyoruz…
4. En önemlisi de cezalar caydırıcı olmalıdır. Mevcut yasada değişiklikler yapılmalı ve ödül şeklinde cezalar uygulanmamalıdır. Verilen cezalar, mağdurların mağduriyeti daha da fazla artırmakta, trafik kazası davalarında kapsamlı soruşturmalar yapılmamakta ve bu da güvenilir adaleti engellemektedir. Bunun için de etkin ve caydırıcı bir trafik yasamızın olması gerekmektedir.
Bir vatandaş olarak ödül gibi cezalar istemiyor ve yasada yer alan bilinçli taksirin uygulanmasını istiyoruz.
5. Mağdurlara uluslar arası standartların sağlanması, rehabilitasyon, yargı ve sigorta konularında gerekli desteğin Devlet tarafından verilmesi gerekmektedir.
Tüm karar vericilerin ve siyasilerin Trafik Kazalarına karşı ortak bir çalışma yapmasını, Yaklaşan seçim sürecinde, seçim kampanyalarında kazaların önlenmesi ile ilgili de projelerinin olmasını Ve Devlet desteği ile her birey, kurum ve kuruluşun katılacağı ortak bir kampanya ile kazalara karşı mücadele istiyoruz…
Unutmayın ve Hatırlayın! 
BAZILARININ HOŞÇAKA DEMEYE VAKTİ OLMAYABİLİR.
Her yıl Kasım Ayının 3. Pazarı Trafik Mağdurlarını Anma Günü
Dünya Çapında Bir Anmadan, Dünya Çapında Bir Eyleme …
2011-2020 Eylem Planında Yol kayıplarını Azaltmak İçin Attığımız İmzayı
Bir Kez Daha Anımsatıyoruz...
Bazılarının hoşçakal demeye vakti olmayabilir. Trafik çarpışmaları sonucu dünyada genelinde her yıl 1,3 milyon insan, hoşça kal bile diyemeden yollarda hayatını kaybediyor. Ülkemizde de resmi olmayan rakamlara göre 10.000 kişi yol kurbanı oluyor. Hepimizin ailesinde ya da yakınında bir trafik mağduru vardır. Toplum olarak kanıksadığımız, doğal saydığımız ve kader diye nitelendirdiğimiz bir olaydır trafik çarpışmaları.
Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göre 2020 yılında trafik kazaları dünya genelinde %67 artacak ve Dünya genelinde ölüm nedenleri içinde 2007 yılında 9. sırada olan Trafik Kazaları, 2030 yılında 5. sıraya yükselecek.Yine Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre dünya genelinde yaralanma sonucu ölümlerde Trafik çarpışmalarının oranı %23. Trafik Çarpışmaları Trafik ölümlerini ve yaralanmaları tüm dünyada büyük bir halk sağlığı sorunudur. Oysa ki bu büyük sorun toplumsal bir katılım ve basit önlemlerle azalabilir.
Her yıl yollarda çok büyük değerlerimizi yitiriyoruz, yaralanmalarını ve sakat kalmalarını izliyoruz. 45 yaş altı ölümlerin birinci nedeni trafik kazaları. Çarpışma sonrası yaşanan sorunlar, uzun ve yıllar süren, yıpratıcı yargı süreci, sonunda verilen cezaların caydırıcı olmaması yaşanılan kayıpların daha da çözümsüz olmasına neden oluyor.
Kurallara uymuyoruz, en basit önlem olan emniyet kemeri, hız ve alkol kullanımına dikkat etmiyoruz. Direksiyon başına geçince, elimizde cep telefonları ile bir canavara dönüşüyoruz, sadece kendimizi düşünüyor ve ”bana bir şey olmaz” felsefesi ile yaşıyoruz. Çarpıp kaçıyoruz, arkamıza bile bakmıyoruz. Ama “çarpıp kaçmak bir kaza değil, bilinçli olarak bir insanın yaşam hakkına kast etmektir.” Her türlü ikaz ve uyarıya rağmen geçtiğimiz hafta bayram tatili içinde 68 kişi hayatını kaybetti, 321 kişi de yaralandı.
“Trafik Mağdurlarını Anma Günü” , 1993 yılından itibaren Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu FEVR tarafından her yıl Kasım ayının 3. pazarı düzenlenmeye başlandı. 26 Ekim 2005 tarihinden itibaren Dünya Sağlık Örgütünün desteği ile, BM tarafından küresel bazda Trafik Mağdurlarını Anma Günü’nü tanıdı ve dünya genelinde katılım sağlandı. Türkiye, 2007 yılından itibaren Trafik Mağdurlarını Anma Günü’nü resmi olarak tanıdı.
Mayıs 2009 da Brüksel de WHO tarafından gerçekleştirilen toplantıda çıkan sonuç bildirgesine göre 17-20 Kasım 2009 tarihleri arasında Moskova’da bir zirve gerçekleşti. Zirvede çıkan sonuç bildirgesine göre “ Dünya çapında bir anmadan, dünya çapında bir eyleme” geçildi ve global çerçevede 10 yıllık plan hazırlanarak yol kayıplarının önüne geçilmesi için her ülke çalışmalarına başladı. 10 yıllık eylem planı için Üye Devletleri, uluslararası kuruluşları, sivil toplum örgütlerini, özel kurumları ve toplum liderlerini Yol kayıplarının önlenmesi için göreve çağırıyoruz. Ve de bu yönde atılmış bir adım olarak, hükümetlerin küresel olarak 11 Mayıs 2011 tarihinde açıkladığı 10 Yıllık Eylem Planını uygulamaya başlamalarını talep ediyoruz.
Tüm karar vericileri TRAFİK TERÖRÜNE karşı birlik olmaya çağırıyoruz.
Ve diyoruz ki,
1. Trafik Kazaları ve yaralanmaları bir ülkenin yol güvenliğini belirler.
Güvenli yollar istiyoruz.
2. Yollar kamu malıdır ve insanlar arasında bir iletişim ağı oluşturur. Güvenli yollar ve sürdürülebilir hareketlilik için Karayolu ağı dikkate alınarak, kamusal alanlarda korunmasız yayaların gereksinimleri göz önüne alınmalıdır. Araçlar için hazırlanmış olan karayolu haklarının aynı oranda, yayalara da verilmesi gerekir.
Araçlara tanınan ayrıcalığın Yayalara da tanınmasını istiyoruz.
3. Yol kayıpları, yaralanmalar ve güvenli ulaşım, bir insan hakları konusudur. Ve İnsan hakları ihlali olarak ele alınmalıdır.
Bir insan olarak hakkımızı arıyoruz ve yollarda ölmek, yaralanmak ve sakat kalmak istemiyoruz.
4. En önemlisi cezalar caydırıcı olmalı ve denetimler sürekli yapılmalıdır. Mevcut yasada değişiklikler yapılmalı ve ödül şeklinde cezalar uygulanmamalıdır. Yargı, trafik çarpışmalarını bir kaza olarak yorumlamamalı ve “giden gitti, kalanı kurtaralım, kader” düşüncesini değiştirmelidir. Verilen cezalar, mağdurların mağduriyeti daha da fazla artırmakta, trafik çarpışması davalarında kapsamlı soruşturmalar yapılmamakta ve bu da güvenilir adaleti engellemektedir. Bunun için de etkin ve caydırıcı bir trafik yasamızın olması gerekmektedir.
Trafik Mağdurları ve bu ülkenin vatandaşı olarak cezaların artırılmasını ve yasada yer alan bilinçli taksirin uygulanmasını istiyoruz.
5. Mağdurlara uluslararası standartların sağlanması, rehabilitasyon, yargı ve sigorta konularında gerekli desteğin Devlet tarafından verilmesi gerekmektedir.
Tüm karar vericilerin ve siyasilerin Trafik Kazalarına karşı ortak bir çalışma yapmasını ve devlet desteği ile her birey, kurum ve kuruluşun katılacağı ortak bir kampanya ile kazalara karşı mücadele istiyoruz…
Unutmayın ve Hatırlayın!
Bazılarının hoşçakal demeye vakti olmayabilir...
Her yıl Kasım Ayının 3. Pazarı Trafik Mağdurlarını Anma Günü
Dünya Çapında Bir Anmadan, Dünya Çapında Bir Eyleme …
2011-2020 Eylem Planında Yol kayıplarını Azaltmak İçin Attığımız İmzayı
Bir Kez Daha Anımsatıyoruz...
Bazılarının hoşçakal demeye vakti olmayabilir. Trafik çarpışmaları sonucu dünyada genelinde her yıl 1,3 milyon insan, hoşçakal bile diyemeden yollarda hayatını kaybediyor. Ülkemizde de resmi olmayan rakamlara göre 10.000 kişi yol kurbanı oluyor. Hepimizin ailesinde ya da yakınında bir trafik mağduru vardır. Toplum olarak kanıksadığımız, doğal saydığımız ve kader diye nitelendirdiğimiz bir olaydır trafik çarpışmaları.
Dünya Sağlık Örgütünün rakamlarına göre 2020 yılında trafik kazaları dünya genelinde %67 artacak ve Dünya genelinde ölüm nedenleri içinde 2007 yılında 9. sırada olan Trafik Kazaları, 2030 yılında 5. sıraya yükselecek.Yine Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre dünya genelinde yaralanma sonucu ölümlerde Trafik çarpışmalarının oranı %23. Trafik Çarpışmaları Trafik ölümlerini ve yaralanmaları tüm dünyada büyük bir halk sağlığı sorunudur. Oysa ki bu büyük sorun toplumsal bir katılım ve basit önlemlerle azalabilir.
Her yıl yollarda çok büyük değerlerimizi yitiriyoruz, yaralanmalarını ve sakat kalmalarını izliyoruz. 45 yaş altı ölümlerin birinci nedeni trafik kazaları. Çarpışma sonrası yaşanan sorunlar, uzun ve yıllar süren, yıpratıcı yargı süreci, sonunda verilen cezaların caydırıcı olmaması yaşanılan kayıpların daha da çözümsüz olmasına neden oluyor.
Kurallara uymuyoruz, en basit önlem olan emniyet kemeri, hız ve alkol kullanımına dikkat etmiyoruz. Direksiyon başına geçince, elimizde cep telefonları ile bir canavara dönüşüyoruz, Sadece kendimizi düşünüyor ve ”bana bir şey olmaz” felsefesi ile yaşıyoruz. Çarpıp kaçıyoruz, arkamıza bile bakmıyoruz. Ama “çarpıp kaçmak bir kaza değil, bilinçli olarak bir insanın yaşam hakkına kast etmektir.” Her türlü ikaz ve uyarıya rağmen geçtiğimiz hafta bayram tatili içinde 68 kişi hayatını kaybetti, 321 kişi de yaralandı.
Trafik Mağdurlarını Anma Günü , 1993 yılından itibaren Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu FEVR tarafından her yıl Kasım ayının 3. pazarı düzenlenmeye başlandı. 26 Ekim 2005 tarihinden itibaren Dünya Sağlık Örgütünün desteği ile BM tarafından küresel bazda Trafik Mağdurlarını Anma Gününü tanındı ve dünya genelinde katılım sağlandı. Türkiye’de 2007 yılından itibaren Trafik Mağdurlarını Anma Günü resmi olarak tanındı.
Mayıs 2009 da Brüksel de WHO tarafından gerçekleştirilen toplantıda çıkan sonuç bildirgesine göre 17-20 Kasım 2009 tarihleri arasında Moskova’da bir zirve gerçekleşti. Zirvede çıkan sonuç bildirgesine göre “ Dünya çapında bir anmadan, dünya çapında bir eyleme” geçildi ve global çerçevede 10 yıllık plan hazırlanarak yol kayıplarının önüne geçilmesi için her ülke çalışmalarına başladı. 10 yıllık eylem planı için Üye Devletleri, uluslararası kuruluşları, sivil toplum örgütlerini, özel kurumları ve toplum liderlerini Yol kayıplarının önlenmesi için göreve çağırıyoruz. Ve de bu yönde atılmış bir adım olarak, hükümetlerin küresel olarak 11 Mayıs 2011 tarihinde açıkladığı 10 Yıllık Eylem Planını uygulamaya başlamalarını talep ediyoruz.
Tüm karar vericileri TRAFİK TERÖRÜNE karşı birlik olmaya çağırıyoruz. Ve diyoruz ki,
1. Trafik Kazaları ve yaralanmaları bir ülkenin yol güvenliğini belirler.Güvenli yollar istiyoruz.
2. Yollar kamu malıdır ve insanlar arasında bir iletişim ağı oluşturur. Güvenli yollar ve sürdürülebilir hareketlilik için Karayolu ağı dikkate alınarak, kamusal alanlarda korunmasız yayaların gereksinimleri göz önüne alınmalıdır. Araçlar için hazırlanmış olan karayolu haklarının araçlardan, yayalara verilmesi gerekir.Araçlara tanınan ayrıcalığın Yayalara tanınmasını istiyoruz.
3. Yol kayıpları, yaralanmalar ve güvenli ulaşım, bir insan hakları konusudur. Ve İnsan hakları ihlali olarak ele alınmalıdır.Bir insan olarak hakkımızı arıyoruz ve yollarda ölmek, yaralanmak ve sakat kalmak istemiyoruz.
4. En önemlisi cezalar caydırıcı olmalı ve denetimler sürekli yapılmalıdır. Mevcut yasada değişiklikler yapılmalı ve ödül şeklinde cezalar uygulanmamalıdır. Verilen cezalar, mağdurların mağduriyeti daha da fazla artırmakta, trafik kazası davalarında kapsamlı soruşturmalar yapılmamakta ve bu da güvenilir adaleti engellemektedir. Bunun için de etkin ve caydırıcı bir trafik yasamızın olması gerekmektedir.Bir vatandaş olarak ödül gibi cezalar istemiyor ve yasada yer alan bilinçli taksirin uygulanmasını istiyoruz.
5. Mağdurlara uluslar arası standartların sağlanması, rehabilitasyon, yargı ve sigorta konularında gerekli desteğin Devlet tarafından verilmesi gerekmektedir.Tüm karar vericilerin ve siyasilerin Trafik Kazalarına karşı ortak bir çalışma yapmasını, Ve Devlet desteği ile her birey, kurum ve kuruluşun katılacağı ortak bir kampanya ile kazalara karşı mücadele istiyoruz…
Unutmayın ve hatırlayın!
20 Kasım 2011 Trafik Mağdurları Anma Günü, basın açıklamasını yaparken, önümüzde 2 taksi çarpıştı. Maddi hasarlı bir trafik çarpışması meydana geldi. Trafik çarpışmalarına dikkat çekmek isterken, gözümüzün öününde çarpışma oldu...